Gaziantepli bir arkadaşın anlattığı fıkra gibi bir hatırayı aktarayım.
Bahsi geçen arkadaşın babasının Urfa'da bir işi vardır.Arabasına atlar çıkar yola.Arabanın bagajında da bir çuval antep fıstığı vardır.Eline de birazını almış atıştıra atıştıra gidiyor.Antep çıkışında trafik çevirmesine rastlamış. Trafik polisi klasik ehliyet ruhsat sorularını sormuş. O sırada adamın elindeki fıstıklar dikkatini çekmiş. Bagajı aç bakalım bir demiş. Tabi adam bagajı açınca bir çuval fıstığı görmüş. Trafik polisi adamın gözünün içine bakıyor, ama arkadaşın babasında tık yok. Polis biraz oyalamış filan,bakmış adamdan geleceği yok en son dayanamayıp biraz fıstık istemiş. Arkadaşın babası da inat.. Vermem demiş. Verirsin vermezsin en sonunda polis bezip hadi git yoluna demiş. Adam Urfa girişine gelmiş,yine çevirme var. Trafik polisi arabayı durdurmuş, iki trafik polis gelmiş. Öndeki polis arabanın camına yaklaşmış "Ehliyet, ruhsat.." demiş. Arkadan öbür polisin sesi duyulmuş: "Yaa boşver eghliyet,ruhsatı. Fıstık yok mu fıstık? onu sor sen.." Arkadaşın anlattığına göre babası yine inatlaşıp vermemiş fıstıkları.Yolda atmış bir yerlere.Ama yine de kurtulamamış bu dertten.Bir hafta boyunca arabayla nereye gitse bütün çevirmelerde durdurulup ehliyet ruhsat ve fıstık sorulmuş kendisine.
1 yorum:
Bloğun mu karardı?
Yoksa ben oruçtan mı siyah görüyorum...
Blogunun yeni yüzü hayırlı olsun...
Olay ayrı bir komik..
Şu polisler alem insanlar yahu...
Yorum Gönder