Keramet


Bir öndekini izleyen koyun psikolojisine kapılmış sürüler halinde akarken günler, kış ortasında aç kalmış ve gözü dönmüş bir kurt gibi daldın ortalarına. Oysa ben bir çocuğun hiç bitmesini istemediği bir oyun gibi sarılmıştım dünyamdaki varlığına. Ve o gün )ki dündür) afilli laflar eder olmuştum.

Ve bugün.. İki yakam bir araya geldiğinden beri fiyakalı cümleler kuramaz oldum. Ama neden sonra ne aklıma biliyor musun? Neden ve nereden okuduğumu hatırlamadığım bir anektod: Abdurrahim Karakoç bir gün şiir kitaplarını imzalıyormuş.(Mihriban'ın yazarı) -Tabi ki gerçek adı Mihriban değil- Mihriban, kocası  kolunda çıkagelmiş. Biliyor o müthiş şiirlerin kendine yazıldığını. Kocasından uzakta kitabı imzalatırken farkettirmeden Karakoç'un kulağına eğilmiş ve demiş ki:

- Seni şair eden benim. Sayem de ünlü birisin artık.

Karakoç usulca cevaplamış:

-Keramet sendeyse, şu karşıdaki eşek (kocan) neden şair olmadı?

0 kişi yorumlamış:

Yorum Gönder